Yayınlar
Kitaplar
-
Maddi Ceza Hukukunda Anayasal Hakların Korunması
Yayın sayfasıTanıtım
Genel bir ifade ile bu çalışmanın esas amacı, anayasal hakların yorumu ile ceza hukuku öğretisinin güncel ve olası çatışma alanlarının tespit edilmesi ve anayasal hakların ceza hukukunun kendine özgülüğünü koruyarak Anayasa'ya uygun yoruma tabi tutulmasının sağlanmasıdır.
Bu çalışmada maddi ceza hukuku öğretisinin önemli konuları ile anayasal hakların yorumlanması arasında teorik bir uyumun sağlanması yönünde çaba sarf edilecektir. Bu çabanın nedeni, Anayasa Mahkemesi kararlarının netice itibariyle anayasal hakların korunması bağlamında isabetli olsa dahi anayasal hakların yorumunun ceza hukuku öğretisinin temel ilkelerini geri plana itmesi ve hatta bir bakıma işlevsiz hale getirmesi tehdidi ile karşılaşmasını önlemektir. Bu bakımdan hem ceza muhakemesi mercilerinin Anayasaya uygun yorumu dikkate alması, hem de anayasal hakların korunmasında ceza hukukunun kendine özgülüğünün göz önünde tutulması gerekmektedir. -
Ceza Hukuku Genel ve Özel Hükümler: Karar İncelemeleri, Sınav Soru ve Cevapları
Ortak eser; 2021’den bu yana her yıl güncellenen basılar (1. bası 2021, 5. bası 2025).
Yayın sayfasıTanıtım
Beşinci basısı yapılan bu kitap, iki bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölümde, Hukuk fakültelerinde okutulmakta olan Ceza Hukuku Genel Hükümler ve Özel Hükümler lisans derslerinde işlenen konulara ilişkin seçilmiş güncel Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları, bilimsel bir yöntemle incelenmiştir. Bu yönü itibarıyla kitap, ceza hukuku alanında bir uygulama kitabı mahiyeti taşımaktadır.
Kitabın İkinci Bölümü ise, Ceza Hukuku Genel Hükümler ve Özel Hükümler lisans derslerinde ve ayrıca, ceza hukuku alanındaki yüksek lisans ve doktora programlarında çeşitli tarihlerde yapılan sınavlarda sorulan sorularla bu soruların cevaplarından oluşmaktadır. Karar incelemeleri bağlamında yapılan hukuki değerlendirmeler, okuyucuya bir ceza hukuku sorununun maddî yönden nasıl ele alınması gerektiği hususunda bir yöntem bilgisini de kazandırmaktadır. -
Ceza Hukukunda Hukuka Aykırılık
Yayın sayfasıTanıtım
Ceza hukukunun tarihi gelişim süreci izlendiğinde, felsefi alandaki gelişmelerin, suçun yapısına ilişkin teorik açıklamalara doğrudan yansımış olduğu görülür. Suçun hukuka aykırılık unsuru bakımından da bu yansıma gerçekleşmiştir. Çalışma, bu gelişimi yansıtması bakımından büyük önem taşımaktadır. Suç teorisindeki gelişmeler, hukuka aykırılığın suçun yapısal unsurlarından biri olarak kabulünü sağlamıştır. Buna göre, bir suçun kanuni tarifine uygun fiilin icrasına rağmen, bazı durumlarda, bazı koşulların gerçekleşmesi halinde, fiil hukuka uygun olabilmektedir. Bunun için, kanuni tarife uygun fiilin hukuka aykırı olması, ayrı bir unsur olarak ele alınmaktadır.
-
Ceza Muhakemesi Hukuku (Temel Hukuk Dizisi)
Ortak eser; ilk basısı 2018.
Yayın sayfasıTanıtım
Hukuk Fakülteleri ve İİBF'lerdeki hukuk dersleri ve meslek sınavlarına yönelik hazırlanan Temel Hukuk Dizisi'nin Ceza Muhakemesi Hukuku kitabında; bir suç işlenip işlenmediği, işlenmişse failinin kim olduğu, ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve hükmedilecek yaptırımın belirlenmesi amacıyla yapılan faaliyetlerden oluşan ceza muhakemesi hukukuna; suçun ve failinin saptanmasından hükmün kesinleşmesine kadar uzanan sürece ve bu sürecin Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve diğer uluslararası hukuk metinlerine uygun olarak sürdürülmesine ilişkin özet bilgilere, şematik anlatım ve bölüm sonu sorularıyla yer verilmiştir.
-
Uluslararası Boyutuyla Rüşvet Suçu
Yayın sayfasıTanıtım
Rüşvet, bilinen tarihin en eski dönemlerinden bu yana ceza hukuku yaptırımlarına tabi tutulmakla birlikte gelişim ve değişimini günümüzde de devam ettiren bir suçtur.
Rüşvet; konusu, niteliği ve ilişkinin tarafları bakımından güncelliğini koruyan pek çok tartışmalı hususu barındırmaktadır. Uygulamada en sık karşılaşılan suçlardan olması, suçun kanundaki düzenleniş biçiminin ve uygulanışının değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.
Rüşvet suçuna ilişkin eserler ve mahkeme içtihatları incelendiğinde, suçun uygulama alanının genişlemesi niteliğinde olan uluslararası nitelikli rüşvet ile özel sektörde rüşvet kavramlarının genellikle tartışma dışında bırakıldığı görülmektedir.
Bu çalışmanın amacı, rüşvet kavramının açıklanması ile birlikte, rüşvet suçu ile ilgili bilimsel tartışmalara katkıda bulunmak ve ayrıca rüşvet suçunun farklı boyutlarını tartışmaya açmaktır. Eser, özellikle uluslararası ilişkiler bağlamında rüşvet teatisiyle yolsuzluk olgusunu maddi ceza hukuku yönünden ele almaktadır.
Makaleler
-
2025
Terk Suçunda Tipiklik Unsuru Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 8, S. 1, s. 369–397 PDFYayın sayfası
Özet
Terk suçu, Türk Ceza Kanunu’nun Kişilere Karşı Suçlar başlıklı ikinci kısmının Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli başlıklı dördüncü bölümünde 97. maddede düzenlenmiştir. Yaşam ve vücut bütünlüğünü korumayı hedefleyen suç tiplerinden tehlike suçu olmasıyla ayrılan bu suç tipi ile kanun koyucu, kişilerin daha etkili bir şekilde korunmasını hedeflemiştir. Gerek öğretide gerekse de uygulamada terk suçu pek çok farklı nokta ekseninde tartışılmaktadır. Özellikle terk suçunun hukuki niteliği ve bunun yol açtığı sonuçlar itibariyle terk suçu incelenmeye değer bir suç tipi niteliği göstermektedir. Terk suçunda tipikliğin maddi ve manevi unsurlarının ortaya koyulması, bu suç tipinin diğer suçlardan ayrılması ve bu suçtan fail olanların cezai sorumluluklarının isabetli bir şekilde belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu bağlamda terk suçunun tipiklik unsurlarının ayrıntılı bir şekilde ele alınması ciddi bir gerekliliktir. Bu makalede terk suçu, tartışmalı hususların aydınlatılmasına yönelik olarak tipiklik unsuru kapsamında incelenmiştir.
-
2024
Ceza Muhakemesi Şartlarının Genel Teorisi Ceza Hukuku ve Kriminoloji Dergisi, C. 12, S. 2, s. 197–215 PDFYayın sayfasıResearchGate
Özet
Muhakeme şartları, genel anlamıyla ceza muhakemesinin başlatılması veya devamı için bulunması gereken koşulları ifade eder. Bunların işlevi, ceza muhakemesinin başlamasını veya ilerlemesini bir şartın gerçekleşmesine bağlamaktır. Muhakeme şartının gerçekleşmemesi durumunda failin yargılanması ve fakat cezalandırılmamasından farklı olarak, işin esasının muhakeme edilmesi engellenir. Bu yönüyle muhakeme şartları, şahsi cezasızlık sebepleri gibi kişinin cezalandırılmasını engelleyen kurumlardan farklıdır. Muhakeme şartları, Ceza Muhakemesi Hukuku ile maddi ceza hukukunun ve diğer başka alanların kesişim noktasında bulunmaktadır. Bu makalede teorik arka planları dikkate alınarak muhakeme şartları saf muhakeme şartları ve karmaşık muhakeme şartları şeklinde ikiye ayrılarak incelenmiş ve bu muhakeme şartlarının teorik çerçevesinin ortaya konulması yönünde çaba sarf edilmiştir.
-
2024
Ceza Muhakemesinde Aleniyet İlkesi: Dün, Bugün ve Yarın Ceza Hukuku Dergisi, C. 19, S. 54, s. 111–145 Yayın sayfası
Özet
Aleniyet ilkesi ceza muhakemesinin en önemli ilkelerinden biridir. Her ne kadar aleniyet ilkesinin kabulü bakımından ciddi tartışmalar olmasa da bu ilkenin felsefi arka planının ortaya koyulması ceza muhakemesi hukuku sistemi bakımından bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bağlamda özellikle suç teorisi ile ceza muhakemesi ilişkisi bağlamında bu ilkenin ele alınması gerekmektedir. Bunlara ek olarak aleniyet ilkesi kapsamı bakımından çeşitli tartışmalara neden olmakta özellikle sosyal medyanın günlük yaşamda önemli bir yer tutması bu ilkenin farklı yönleri ile güncel bir yaklaşımla ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu makalede, bir kavram olarak aleniyet ve tarihi gelişimi, ilkenin kapsam ve sınırları ile duruşmanın eşzamanlı yayını sorunu inceleme konusu yapılacaktır.
-
2023
Haksızlık Yanılgısı Bağlamında Kültürel Savunma Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 27, S. 4, s. 321–336 PDFYayın sayfasıResearchGate
Özet
Farklı kültürel değer sistemlerine sahip kişilerin beraber yaşadığı toplumlarda, toplumun bazı üyeleri, hukuk sisteminde geçerlilik tanınan normları anlamlandırmada ve bunlara uygun davranmada sorunlarla karşılaşabilmektedir. Bu durum, kanunda tanımlanan tipik eylemi gerçekleştiren kişinin, içinde yetiştiği kültüre uygun davrandığını ve bu nedenle gerçekleştirdiği eylemin haksızlık teşkil ettiği hususunda kaçınılmaz bir hataya düştüğünü ileri sürmesi halinde, bu kişinin ceza hukuku sorumluluğunun belirlenmesi bakımından ciddi sorunlara neden olmaktadır. Kültürel savunma ile bağlantılı tartışmalar suç teorisinin pek çok alanı ile ilgili olmakla birlikte sorun genellikle kusurluluk ve haksızlık yanılgısı bağlamında ele alınmaktadır. Bu şekilde bir savunmanın, haksızlık yanılgısı kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususu, mahkeme kararlarına da konu olmakta ve bu kararlar yargılama süreci de dahil olmak üzere ciddi tartışmalara yol açmaktadır. Tebliğde uygulamaya konu olmuş örneklere yer verilerek kültür, haksızlık bilinci, kusurluluk ve ceza hukuku sorumluluğu arasındaki ilişki ortaya konulacaktır.
-
2022
Meşru Savunmada Sınırın Heyecan, Korku veya Telaş Nedeniyle Aşılması Prof. Dr. Rıza Ayhan’a Armağan (Ed. M. Özdamar, H. Çağlar, K. Göktürk), Yetkin Yayınevi, Ankara, s. 2175–2200 Yayın sayfası
-
2021
Boks ve Kafes Dövüşü Müsabakalarında Gerçekleştirilen Spor Kurallarına Uygun Davranışların Suç Teorisi Bakımından Değerlendirilmesi Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 25, S. 2, s. 669–710 PDFYayın sayfasıResearchGate
Özet
Sportif faaliyetler gerek bireysel gerekse de toplumsal açıdan sahip oldukları anlam ve önem dolayısıyla sosyal düzenin vazgeçilmez bir parçasını oluşturmaktadır. Özgürlük temelli bir toplumda bireylerin maddi ve manevi varlıklarını serbestçe geliştirme hakkı çerçevesinde sportif faaliyetler gerçekleştirmeleri sosyal yaşamda kurumsallaşmış bir niteliğe sahiptir. Bu kapsamda devletler sporun icrasının yaygınlaşması ve desteklenmesine yönelik sosyal politikalar geliştirmekteyken ilerleyen teknolojik imkânlar sayesinde dünyanın dört bir yanında geniş kitleler tarafından ilgiyle takip edilen spor türleri artık bir endüstri olarak nitelendirilebilecek ölçüde büyük bir finansal değere de ulaşmış bulunmaktadır. Sosyal bir fenomen niteliğinde olan ve toplumda geniş kitleler tarafından ilgiyle takip edilen dövüş sporlarının kurallarına uygun icrası dolayısıyla ceza hukuku sorumluluğunun ortaya çıkmamasının arzu edildiği söylenebilir. Bu kapsamda çalışmada, boks ve kafes dövüşü sporları özelinde bu sporların icrası dolayısıyla ceza hukuku sorumluluğu cihetine gidilmemesini gerekçelendiren farklı görüşlerin nitelikleri ortaya konularak; bu yaklaşımların güçlü ve zayıf yönlerine dair açıklamalarda bulunulacaktır. Çalışmada, dövüş sporları faaliyetlerine yönelik ceza hukuku sorumluluğunun bulunmamasını meşru kılan unsurların neler olduğuna dair belirlemelerde bulunularak konunun suç teorisindeki yeri açıklığa kavuşturulacaktır.
-
2020
Alman ve Türk Ceza Hukukunda Görüntüleme Yoluyla Beden Mahremiyetinin İhlali Antalya Bilim Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi (ABÜHFD), C. 8, S. 16, s. 665–680 Yayın sayfası
Özet
Teknolojik imkânların artmasının sağladığı kolaylık ve bu kapsamda özellikle yüksek çözünürlüklü kameralara sahip akıllı cep telefonu kullanımının yaygınlaşması nedeniyle kişilerin cinsel amaçlarla iradesi dışında görüntülenmesi hukuki bir sorun olarak ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu tür fiillerin yaygınlaşması, hukuk düzenlerini etkin önlemler almaya zorlamaktadır. Ceza hukuku, bu fiillerle mücadele bakımından etkili bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada Alman Ceza Kanuna eklenen düzenleme incelenecek ve Türk ceza hukuku sisteminde yer alan düzenlemeler değerlendirme konusu yapılacaktır.
-
2018
Dolandırıcılık Suçunda Aldatma Unsuru Üzerine Bir İnceleme Dr. Dr. h.c. Silvia Tellenbach’a Armağan (Ed. F. Yenisey, İ. Özgenç, A. Nuhoğlu, A. Sözüer, F. Turhan), Seçkin Yayınevi, Ankara, s. 315–360 Yayın sayfası
-
2016
Tercümandan Faydalanma Hakkı Çerçevesinde Sanığın Seçtiği Dilde Savunma Yapması Üzerine Bir Değerlendirme Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 65, S. 4, s. 2101–2131 PDFYayın sayfasıResearchGate
Özet
Ceza muhakemesinde yargılamanın yapıldığı dile hâkim olmayan şüpheli ve sanığın tercümandan faydalanma hakkına sahip olması mantıksal bir zorunluluk olarak kendisini göstermekte ve insan haklarına ilişkin metinlerde adil yargılanma hakkı kapsamında bir hak olarak değerlendirilmektedir. Tercümandan faydalanma hakkı, esasen yargılamanın yapıldığı dili anlayıp etkili bir biçimde kendisini ifade edemeyen şüpheli veya sanık bakımından öngörülmüş olmakla birlikte, farklı gerekçelerle yargılama diline hâkim olunmasına rağmen tercümandan faydalanmaya yönelik taleplerle karşılaşılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, sanığın seçtiği dilde savunma yapması olarak adlandırdığımız bu durumun ceza muhakemesi hukukunun esasları çerçevesinde değerlendirilmesidir.
-
2009
Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Devletlerin Egemenliği Üzerine Ulusal Egemenlik Odaklı Bir İnceleme Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 58, S. 3, s. 615–657 PDFYayın sayfası
Özet
Orta çağda gelişmeye başlayan bireylerin işledikleri uluslararası suçlar nedeniyle sorumlu tutulması gerektiği düşüncesi, Vestfalya antlaşması sonucu uluslararası hukukun devletlerin dokunulmazlığı üzerine kurulmasıyla rafa kaldırılmış, bu egemen dokunulmazlık düşüncesi binlerce insanın kendi egemenleri tarafından öldürülmesine neden olmuştur. Uluslararası ceza hukuku ve uluslararası insancıl hukukun gelişmesi ve evrensel adaletin sağlanması açılarından büyük bir adım olan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin 1 Temmuz 2002 tarihinde faaliyete başlaması egemenlik kavramına ilişkin tartışmaları şiddetlendirmiş, mahkemenin ulusal egemenliğe aykırı olduğu sıklıkla dile getirilmiştir. Söz konusu çalışmanın amacı Uluslararası Ceza Mahkemesi ve ulusal egemenlik anlamında devletlerin egemenliği arasındaki ilişkiyi incelemektir.
Tebliğler
-
2023
Dijital Şafaktan Siber Alacakaranlığa: Kripto Varlıklar ve Terörizm Odağında Fidye Yazılımı (Ransomware) Karşılaştırmalı Hukukta ve Türk Hukukunda Terörizm, Terör Suçları ve İnfaz Hukuku Sempozyumu, Ankara Tam metin: aynı adlı sempozyum kitabı, C. 1 (Ed. İzzet Özgenç), Türkiye Bilimler Akademisi, Ankara 2024, s. 587–606 (DOI 10.53478/TUBA.978-625-8352-88-7.ch19). PDFYayın sayfası
Özet
Teknolojinin gelişmesi ve sağladığı olanaklar nedeniyle çağımızda benzeri görülmemiş bir dijitalleşme yaşanmakta; gündelik hayatın her alanında bilişim sistemlerinin rolü artmaktadır. Özellikle kamusal hizmetlerin yürütülmesinde bilişim sistemlerine olan bağımlılığın artması verimlilik ve erişilebilirlik açısından yeni bir dönemin şafağında olduğumuzu göstermektedir. Ne var ki bu durum, yeni saldırı türleri bağlamında siber tehditlerin çeşitlenmesine yol açmasıyla belirli riskleri de beraberinde getirmiştir. Bu riskler arasında yer alan siber saldırı türlerinden birisi de fidye yazılımıdır. Fidye yazılımı, muhatabının bilişim sistemine yüklenen ve o sistemi kısmen veya tamamen erişime engelleyerek belirli bir maddi çıkar karşılığında sistemi tekrar işler hale getirmek üzere tasarlanmış yazılım türü olarak nitelendirilebilir. Çeşitli nedenlerle bu tür saldırılarının sayısının ve şiddetinin artması etkilenme potansiyeline sahip pek çok farklı sektör dikkate alındığında ulusal güvenlik bağlamında ciddi bir tehdit olarak kendisini göstermektedir. Özellikle sağlık kurumlarının hedef alındığı saldırıların ekonomik bir zarara neden olmanın yanında insan sağlığını da riske atar hale gelmesi çok ciddi endişelere neden olmaktadır. Fidye yazılımının kendine özgü teknik özellikleri, bunların ceza hukuku sorumluluğu bağlamında ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu tebliğde, öncelikle fidye yazılımının kripto varlıklar ve terörizm ile ilişkisi açıklanacak ardından fidye yazılımı saldırılarının diğer bilişim suçları arasındaki konumu, haksız kazanç elde edilmesi boyutu da dikkate alınarak açıklanacaktır.
-
2022
Bir Suç Politikası Aracı Olarak Uzlaştırma Uluslararası Akdeniz Hukuk Kongresi, Antalya, 4 Temmuz 2022, s. 508–521 PDFYayın sayfası
Özet
Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve devamı maddelerinde düzenlenen uzlaştırma esasen bir ceza muhakemesi kurumu olmakla birlikte, suç ve ceza politikası bakımından da etkili bir araç niteliğindedir. Onarıcı adalet mekanizmalarından birisi niteliğindeki uzlaştırma ceza muhakemesinde önemli bir yer işgal etmekte ve uzlaştırmanın uygulama alanı gün geçtikçe genişlemektedir. Özellikle muhakeme sürecinde ulaşılması hedeflenen muhakeme süjelerinin birbirleri ve yargılama makamları ile aralarındaki etkili iletişimin kurulmasında uzlaştırma kurumu çok ciddi roller üstlenmektedir. Ceza hukukunun normatif yapısı ve olması gerekeni işaret işlevi ekseninde bakıldığında uzlaştırma kurumunun rolü ve önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Bu bağlamda, gerçekleştirdiği haksızlığın sorumluluğunu üstlenen fail ile iradesine önem verilerek yaşadığı mağduriyetin hukuk düzenince tanındığını ve onarıldığını gören mağdurun uzlaşması, toplumsal barışın sağlanması bakımından etkili bir araç olarak öne çıkmaktadır. Sağladığı diğer kolaylıkların yanında bu işlev, uzlaştırma kurumunun suç politikası araçları içerisindeki yerinin ortaya konulması bakımından büyük önem taşımaktadır. Nitekim ceza hukukunun normatif yapısı ile sosyal gerçekliğinin kesiştiği alan niteliğindeki suç politikası ile toplumsal barışın sağlanmasındaki en etkili yolu tespit etmek ve uygulamak amaçlanmaktadır. Uzlaştırma kurumunun, fail tarafından gerçekleştirilen haksızlığa karşı hukuk düzenince verilecek tepkiler arasındaki ağırlığı ancak suç politikasının amaçları ve uzlaştırma kurumunun özellikleri dikkate alınarak belirlenebilir. Bu tebliğde öncelikle uzlaştırma kurumunun özelliklerine değinilecek ve ardından uzlaştırmanın ceza muhakemesindeki yeri ele alınacaktır. İlerleyen bölümde ise uzlaştırmanın suç politikası içerisindeki işlevi değerlendirilecektir. Tebliğ ile uzlaştırmaya tabi suçların alanının genişletilmesi gibi tartışmalı hususlarda argüman üretmeye elverişli bir arka planın ortaya konulması yönünde bir adım atılması hedeflenmektedir.
-
2022
Ceza Hukuku Alanında Sorumsuzluk Öngören Kanuni Düzenlemelerin Ceza Hukuku Dogmatiği Ekseninde Değerlendirilmesi Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Hak ve Özgürlüklerin Sınırlandırılması Rejimleri Sempozyumu, Ankara, s. 609–628 PDFYayın sayfası
Özet
Kanuni tipe uygun ve hukuka aykırı eylemlerin çeşitli nedenlerle ceza hukuku sorumluluğundan ayrık tutulması, ceza hukuku dogmatiğindeki konumu ve anlamı itibariyle uzun süredir tartışılagelmiş bir konudur. Hukuka uygunluk nedenlerinden farklı olarak, tipe uygun ve hukuka aykırı nitelikteki birtakım eylemlerin çeşitli şekillerde ceza hukuku sorumluluğunun dışında tutulmasına ilişkin kanuni düzenlemelerin hukuki niteliği bu tartışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Bu kapsamda, kanunda öngörülen cezasızlık nedenleri, af veya muhakeme şartları gibi farklı kurumların ceza hukuku dogmatiğinde ifade ettiği anlam ele alınmaya değer bir konu olarak öne çıkmaktadır. Bu tebliğde öncelikle farklı niteliğini ortaya koymak adına hukuka uygunluk nedenlerine değinilecek; ardından kanunda yer verilen ve ceza hukuku alanında sorumsuzluk öngören kanuni düzenlemelerin ceza hukuku dogmatiğindeki yeri ve anlamı, anayasa mahkemesinin güncel kararları odağında değerlendirilecektir.
-
2022
İmar Kirliliğine Neden Olma Suçunun (TCK m. 184/1) Tamamlanma Anı ve Bağlantılı Sorunlar 11. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali “Herkes İçin Çevre Adaleti” Tebliğler, Onikilevha Yayıncılık, İstanbul, s. 457–466 Yayın sayfası
-
2020
Bahis ve Şans Oyunlarından Kaynaklanan Ceza Hukuku Sorumluluğu Bağlamında Suç Teorisine İlişkin Sorunlar 5. Türk–Kore Ceza Hukuku Günleri: Karşılaştırmalı Hukukta Ekonomik Suçlar Uluslararası Sempozyumu Tebliğler (Ed. İ. Özgenç, C. Şahin, F. Turhan), Seçkin, Ankara, C. 2, s. 1655–1673 Tebliğin İngilizce metni aynı eserin 1675–1692. sayfalarında yayımlanmıştır. Yayın sayfası
-
2019
Ceza Muhakemesi Hukukunda İstinaf Kanun Yolunun Teorik Çerçevesi Kamu Hukukunun Güncel Meseleleri Sempozyumu, Kayseri, 18 Ekim 2018; Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Sempozyum Dergisi, C. I, S. 2, s. 107–130 Yayın sayfası
-
2019
Koruma Tedbirleri Türkiye Raporu: Yakalama – Gözaltı 11. Ceza Hukuku Günleri: Koruma Tedbirleri ve Türk Anayasaları ile Yeni Anayasa Önerilerinde Koruma Tedbirlerine İlişkin Düzenlemeler, 1–3 Haziran 2016 (Ed. Adem Sözüer), Onikilevha Yayıncılık, İstanbul, s. 327–358 Aynı eserde “Yakalama ve Gözaltı” başlıklı kısa metin, s. 291–295. Yayın sayfası